5 Tem 2014

Empati Geni

Empati nedir ?

Empati, kendini başkasının yerine koyarak onun duygu, düşünce ve beklentilerini anlama ve ona göre
davranma yeteneğidir. Empati sayesinde bireysel ve toplumsal ilişkilerde hoşgörü ortamı oluşur ve kavganın yerini barış alır.
Hassas, duygusal, empatik, olmanın sırrı genlerimizde saklı

Hüzünlü bir film seyrederken etkileniyor veya birisine yardım etmek için çırpınıyor ya da yardım edememekten dolayı vicdanen rahatsızlık duyuyor veya karşıdaki insanın küçük hatalarını görmezden geliyorsanız ya da facebook veya tweeterde bir fotoğrafa veya bir habere heyecanlanıp hemen bir yorum gönderiyorsanız, bu sizin toplumun % 20 sinde bulunan iyi bir gen kombinasyonuna sahip olduğunuzu gösterir ki, bu da sizin yüksek seviyede duyarlı ve empati sahibi insan kategorisine girdiğiniz anlamına gelmektedir(Highly sensitive people HSP). Eğer bu tür empati gerektiren konular sizi etkilemiyor veya ilgilendirmiyorsa muhtemelen toplum tarafından „Soğuk veya Buzdolabı” gibi bir insan damgası yiyebilirsiniz.

Empati Geni

Bir kişinin diğer insanlarla Empati ve Sağlıklı İlişki kurabilmesinde yetiştiği çevre ve aileden aldığı eğitimin mutlaka etkisi olacaktır ama bu etki minal düzeydedir, asıl belirleci olan anne ve babadan kalıtsal yolla aktarılan genlerin özelliklerinde yatmaktadır.
Oregon ve Toronto üniversiteleri tarafından 2011 yılında ortaklaşa yapılan bir araştırma da bunu teyit eder nitelikte. Buna göre, bir insanda empati duygusunun gelişmiş veya gelişmemiş olması üçüncü kromozomda bulunan ve oksitosini*yakalamakla görevli OXTR reseptör geni’nin iki değişik varyasyonun’dan(Allel) kaynaklandığını gösteriyor. Bu iki varyasyon, genin 8762685. pozisyonunda bulunan iki nüklelanotid’in Adenin ya da Guanin olmasına bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Empatinin derecesi ise kişinin annesinden ve babasından birer kopyasını aldığıOXTR genindeki varyasyonların, o kişide üç değişik kombinasyonda bulunmasına bağlı olarak değişiklik gösteriyor(AAAG ya da GG.) (1)

Örneğin doğacak olan çocuğa;
  • hem anneden, hem babadan birer Adenin aktarılıyorsa AA kombinasyonundan,
  • anneden Adenin, babadan Guanin (veya tersi) aktarılıyorsa AG kombinasyonundan,
  • anneden Guanin, babadan Guanin aktarılıyorsa GG kombinasyonundan bahsedilir.

Yapılan araştırmadan çıkan sonuclar, en iyi empati kurabilen kişilerin GG kombinasyonuna, biraz daha düşük seviyede empati kurabilen kişilerin AG kombinasyonuna, en kötü hatta hiç empati kuramayan kişilerin ise AAkombinasyonuna sahip oldukarını gösteriyor. (AA kombinasyonuna sahip çocukların aynı zamanda otistik olma riski de taşıdıkları bilinenler arasında…)

Empati beyinde görüntülendi

Empati kurabilen ve kuramayan insanların beyinlerinde ne gibi bir değişklikler oluyor. Bu değişiklikler gözlenebilir mi? Bu soyut kavram acaba beyinde tespit edilebilir mi? Stony Brook Üniversitesi, KaliforniyaÜniversitesi, Albert Einstein Tıp Fakütesi ve Monmouth Üniversitesi nin yapmış olduğu ortaklaşa çalışma ile ilk defa bu soruya cevap arandı.

Metot

Yüksek ve düşük derecede hassas kişiliğe sahip 18 evli kişiye, tanımadıkları kişilere ait mutlu ve mutsuz çeşitli yüz fotografları gösterildi ve ardından kendi eşlerine ait yine mutlu ve mutsuz yüz fotograflar gösterildi. Denekler fotoğraflara bakarken bir yandan da Fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) tekniği ile beyin tomografileri çekildi.

Sonuç

Bu araştırma, duygusal bir olay karşısında son derece hassas kişiler ile(Highly sensitive people HSPdaha az hassas kişilerin beyinlerinde anlamlı farklılıkların olduğunu gösterdi. Çekilen beyin tomografileri, yüksek empatiye sahip kişilerin mutlu bir yüz gördüğünde beynin empatiden sorumlu Anterior Insula bölgesine daha fazla kan gittiğini gösterdi. (Düşük empatiye sahip kişilerde aynı bölgeye daha az kan’ın gittiği görüldü).(2)

Oksitosin*Hipotalamus tarafından salgılanan ve Aşk Hormonu, Bağlanma Hormonu, Güven Hormonu gibi isimlerle anılan oksitosin, stresin azalmasında insanlar arasında sosyal bağların olusmaşında, doğum sancısının oluşmasında, orgazm esnasında, süt üretiminde meme glandüler hücrelerinin uyarılmasında, eşlerin birbirine bağlanmasında rol oynayan önemli bir hormondur.

Tek harflik varyasyonun (rs53576) OXTR geni üzerindeki lokasyonu
 
Mehmet Saltuerk

 ++++++++++++++++++++++++++
Dipl. Biologe Mehmet Saltuerk
Institute for Genetics
University of Cologne
++++++++++++++++++++++++++
Kaynak 

(1) Thin-slicing study of the oxytocin receptor (OXTR) gene and the evaluation and expression of the prosocial disposition

doi: Received: 1 October 2013; Revised: 30 March 2014; Accepted: 30 April 2014 10.1073/pnas.1112658108

(2) The highly sensitive brain: an fMRI study of sensory processing sensitivity and response to others’ emotions

Received: 1 October 2013; Revised: 30 March 2014; Accepted: 30 April 2014 doi: 10.1002/brb3.242





Tip 1 Diyabet hastaları için biyonik pankreas geliştirildi

Diyabet 1 nedir, nasıl ortaya çıkar: Vücudumuzda bulunan tüm hücrelerin insülin hormonuna ihtiyacı vardır. Çünkü insülin, gıdalar yolu ile alınan ve kana geçen şekerin (Glikoz) hücrelere taşınması ve orda enerjiye dönüştürülmesinde aktif rol oynar.
Tip 1 diyabet, otoimmün bir hastalıktır: Bağışıklık sisteminde görev yapan bazı özel hücreler (antikorlar)pankreasta bulunan Beta-Hücrelerine saldırarak onların iltihaplanmasına ve yok olmasina sebep olur. Öz bağışıklık sistemindeki bu rahatsızlık, pankreas hücrelerinin insülin üretme yeteneğininin kaybolmasına ve dolayısıyla kandan şekerin yükselmesi, hücrelerin enerjisiz kalmasına, yani diyabet 1’e sebep olur.
Diyabet 1'in 2 alt grubu vardır.
  1.  Tip 1a: Bağışıklık sisteminden kaynaklanan diyabet(Yukarda anlatıldıgı gibi)
  2. Tip 1b: Sebebi bilinmiyor.

Biyonik pankreas, kandaki şekeri  3 değişik ünitenin ortaklaşa çalışması ile anında dengeleyecek
Biyonik pankreas: Massachusetts General Hospital ve Boston Üniversitesi'nin ortaklaşa geliştirdiği bu teknik sayesinde Diyabet 1 hastalarının hayatı daha kolaylaşacak ve hayat kalitesi yükselecek.
 Üç ünite vücutta şöyle çalışıyor
  1. Deri altına yerleştirilen Mikrosensor, kızıl ötesi ışınlar yardımıyla kandaki şeker miktarını sürekli ölçüyor
  2. Mikrosensor, kandaki seker miktarını her 5 dakikada bir smartphona bildiriyor. Ve hangi pompanın vücuda ne vermesi gerektiği smartphon tarafından hesaplanıyor.
  3. Smartphon tarafından hesaplanan miktar vücut dışından bulunan iki küçük pompaya bildiriliyor ve pompalar kandaki şekerin durumuna göre kana ya insülin yada Glikojen pompalıyor.

Bu sistem sayesinde hasta kendi durumunu akıllı telefondan her dakika canlı
olarak izleyebilecekler.
Diyabet / Diabetes mellitus, Dünyada en yaygın hastalıklardan biri olup her geçen gün sayısı artmaktadır. Dünya nüfusunun yüzde 6'sı ( Yaklaşık 285 milyon kişi) diyabet hastalığında muzdariptir. Bu sayının yaklaşık yüzde  95'i tip 2 Diyabet, geri kalan yüzde 5'i tip 1 Diyabet dir.
Mehmet Saltuerk
 ++++++++++++++++++++++++++
Dipl. Biologe Mehmet Saltuerk
Institute for Genetics
University of Cologne
++++++++++++++++++++++++++
Kaynak

Outpatient Glycemic Control with a Bionic Pancreas in Type 1 Diabetes

June 15, 2014DOI: 10.1056/NEJMoa1314474
 logo1

22 Haz 2014

Zayıflamaya yardımcı olan doğal bir madde keşfedildi.

Uzun zamandır lifli yiyeceklerin iştahı keserek zayıflatığı biliniyordu. Ama lifli yiyeceklerin
metabolizmada nasıl bir etki yaparak istahı kestiği pek iyi bilinmiyordu. Şimdi bu bilinmezlik Imperial College London tarafından yapılan bir araştırmayla aydınlığa kavuştu. Buna göre, lifli yiyecekler bağırsaklarda bulunan Mikroorganizmalar tarafından fermente ediliyor ve fermentasyon sonrası ortaya çıkan Yağ Asidi Asetatlarının açlık hissini bastırarak zayıflamaya sebep oluyor.
 Araştırmada Uygulanan Metot :
  1. Farelere Yağ Asidi Asetatları enjekte edildi.
  2. Yağ Asidi Asetatlarının vucutta nereye gittiği takip edildi.

 Sonuç
Yağ Asidi Asetatlarının kan yolu ile beyinde istahı kontrol eden Hypothalamusa geldiği ve beyindeki metabolizmayı değiştirdiği ve buna bağlı olarak da yeme isteğininin frenlendiği tesbit edildi.
Obezite ile mücadelede yardımcı olacağı düşünülüyor.
Bu mekanizmanın insanlarda da aynı şekilde çalıştığı biliniyor. Şimdi klinik çalışmalarla Yağ Asidi Asetatlarının insanlara uygulanabilirliği test ediliyor, Uzmanların görüşü, büyük bir ihtimalle farelerde görülen olumlu etkinin insanlarda da görüleceği yönünde. Eğer testler olumlu çıkarsa Yağ Asidi Asetatları obezite ile mücadelede etkili bir şekilde kullanilabilecek.

Mehmet Saltuerk
 ++++++++++++++++++++++++++
Dipl. Biologe Mehmet Saltuerk
Institute for Genetics
University of Cologne
++++++++++++++++++++++++++

Kaynak :
The short-chain fatty acid acetate reduces appetite via a central homeostatic mechanism
DOI: 10.1038/ncomms4611






Alkol bağımlılığına genetik yatkınlık

Aalkolizm, en basit ifade ile kronik ve aşırı alkol tüketimiyle oluşan bir bağımlılık hastalığıdır.
 Toplumda, alkol bağımlılığının psikolojik ve sosyal sebeplerden kaynaklandığı konusunda yaygın bir inanış olmasına rağmen genetik çalışmalardan elde edilen sonuçlar bunun böyle olmadığını gösteriyor.
Uzun yıllardan beri bilim çevrelerinde alkol bağımlılığı ile genler arasındaki ilişki araştırılıyor ve şimdiye kadar alkol bağımlılığına sebep olan birbiriyle bağlantılı yüzlerce gen bulundu.
İndiana Universitesi tarafından yapılan ve 20 Mayıs 2014 tarihindeTranslational Psychiatry dergisinde yayınlanan araştırma ise bu yüzlerce gen içinde 11 gen'in alkol bağımlılığı ile daha fazla bağlantılı oldugunu gösteriyor. (Belki bu konuda daha fazla gen de rol oynuyor olabilir)
- Her ne kadar bu genlerin çalışmasını tetikleyen çevresel faktörler olsada bunlar ikincil faktörler olduğunu artık biliniyor.
Metot
Şüpheli 135 gen arasından 11 aday gen seçildi
İşe, daha önce hayvanlarda ve insanlarda alkol bağımlılığına sebep olan potansiyel 135 genin incelenmesiyle başladı.
Incelemeye paralel olarak bu genlerdeki varyantların alkolik ve normal insanlarda ne sıklıkta rastlandığını tespit etmek için 411 alkolik, 1.307 kontrol grubundan oluşan bir denek grubuna genetik test uygulandı ve çıkan sonuca göre bir risk listesi oluşturuldu. Çalışma sonunda çeşitli kriterler göz önünde bulundurularak 11 aday gen belirlendi.
Yapılan gen analizleri 11 gen içinde en fazla varyasyonun dördüncü kromozom üzerinde bulunan Synuclein Alpha (SNCA) adındaki gende olduğunu ve bu varyasyonlara sahip olanların oldukça yüksek seviyede alkolik olduğunu gösterdi.
SNCA geninin görevi nedir?
SNCA geniSNCA adında bir protein kodluyor ve bu protein beynin esnekliğini sağlıyor. Bu protein ayrıca nöronlar arasında nörotransmitter olarak görev yaparak sinirler arasında iletişimi sağlıyor. Bu protein'in beyinde olmaması veya yeterli olmaması durumunda nörobiyolojik aktivite azalıyor ve kişinin motivasyonu düşüyor.
tp201429f4Nasıl alkol bağımlısı olunuyor?: Başlangıçta alkol tüketimi ile yükseltilen nörobiyolojik aktivite, alkolün etkisinin geçmesiyle tekrar düşüyor. Aktiviteyi yükseltmek için tekrar alkol alınıyor ve sonunda kişi bu kısır döngü içierisinde alkol bağımlısı oluyor
Sonuç
Yapılan bu araştırma, alkoliklerin beyninde SNCA protein’nin çok az olduğunu ve bu eksikliği dengelemek için kişinin sürekli alkol tüketerek nörobiyolojik aktiviteyi yükselttiğini gösteriyor. 
Yakın gelecekte alkol bağımlılığı basit bir kan testi ile öğrenilebilecek
Bu bulgular ışığında geliştirilecek basit bir kan testi ile kişinin alkolik olma riski taşıyıp taşımadığı önceden belirlenebilecek. 
tp201429f2Şimdi sıra SNCA proteinin kandaki miktarını ölçecek yeni bir kan testinin geliştirilmesinde…
Her ne kadar risk grubundaki kişilerin beyninde SNCA proteini çok az olsada kanlarında oldukça fazla miktarda bulunuyor. Bu da  SNCA'nin kandaki tespitini kolaylaştıran bir avantaj...
Çok yakın bir gelecekte bu testin piyasaya çıkacağı tahmin ediliyor. Bu testin piyasaya çıkması ile birçok kişi daha alkole başlamadan tespit edilip önlem alınabilecek.
Not : Risk listesinde yer alan diğer 10 gen'in beyin metabolizmasında değişikliklere sebep olan ikincil etkilerinin olduğu tespit edildi.
SNCA geninin genetik haritası

Mehmet Saltuerk
++++++++++++++++++++++++++
Dipl. Biologe Mehmet Saltuerk
Institute for Genetics
University of Cologne
++++++++++++++++++++++++++
Kaynak

Genetic risk prediction and neurobiological understanding of alcoholism

Citation: Translational Psychiatry (2014) 4, e391; doi:10.1038/tp.2014.29

Published online 20 May 2014

Diyabet araştırmalarında yeni çığır açıldı: insülin iğnesi yerine ilaçlı tedavi

Harvard Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada ilk olarak insülin’in vücutta parçalanmasını yavaşlatan bir madde keşfedildi. Şimdilik farelerde denen ve başarılı sonuç veren 6bK adındaki bu madde, diyabetin ilaçlı tedavisi için gelecekte umut vaat ediyor
Metot
6bK adındaki madde, yemek sonrası farelere 2 mg  verildi ve ardından 6bK nin çeşitli dokulara dağılımı ve bu dokularda ne kadar süre ile etkili olduğu incelendi. Aynı zamanda farelerden yemek sonrası düzenli olarak kan örneği alınarak kandaki şeker düzeyi de ölçüldü.
Sonuç: 
  • 6BK nın vücutta yarılanma süresinin yaklaşık iki saat olduğu tespit edildi. (Şekerin insülin tarafından hücrelere taşınması için bu süre yeterli.)
  • 6BK ile tedavi edilen farelerin, yemek sonrası insülin seviyenin yüksek, kan şekeri düzeyinin düşük çıktığı belirlendi.

Bir Görüş : Bu keşif diyabet tedavisinde yepyeni bir yol açabilir. Bu konuda yeni ilacların piyasaya çıkabilmesi için klinik deneylere ihtiyaç var. Çıkarılacak olan bu yeni ilaçların insanlarda daha etkili ve daha uzun süreli olabilmesi için yeni katkı maddeleri de kullanılabilir.
Diyabet hakkında kısa bilgi:
Diyabet Nedir?
nature13297-f1[2]İnsülin, besinler yolu ile alınan şekeri kanda dengeli düzeyde tutan önemli bir hormondur. Diyabet, pankreastaki beta-hücrelerinin insülin hormonun üretmemesi veya ürettiği insulin hormonunu etkili bir şekilde kullanamaması durumunda gelişen ve ömür boyu süren bir rahatsızlıktır.
İnsülin direnci nedir: Eger pankreas tarafından üretilen insülin yetersiz ise, insülin-reseptörleri insülini yakalayamaz ki, bu durum şekerin hücre içerisine girmesine aracılık eden GLUT kanallarının açılamamasına ve buna bağlı olarak da kandaki şeker miktarının artmasına sebep olur. İnsülinin bu fonksiyonel görevini yerine getirememesine insülin direnci denir.
Mehmet Saltuerk
++++++++++++++++++++++++++
Dipl. Biologe Mehmet Saltuerk
Institute for Genetics
University of Cologne
++++++++++++++++++++++++++

Kaynak : 

Anti-diabetic activity of insulin-degrading enzyme inhibitors mediated by multiple hormones

Natur (2014) doi: 10.1038/nature13297 Received 9. August 2013  Akzeptiert 27. März 2014  Online veröffentlicht 21. Mai 2014



Güzellik beyinde uyuşturucu etkisi yapıyor

Beyin, güzel bir yüz görüldüğünde opioid adında morfin benzeri bir madde üreterek o anın keyfini
çıkarıyor. Oslo üniversitesi tarafından yapılan bu araştırmada denekler üç ayrı gruba ayrıldı.
Metot:
  •  1. Grup‘a opioid içeren,
  • 2. Grup‘a opioid moleküllerini bloke eden naltrexon,
  • 3. Grup‘a(kontrol grubu) plecobo ilaçlar verildi ve daha sonra bu ilaçların beyindeki etkisi gözlendi.

Araştırma 30 erkek ile iki aşamada gerçekleştirildi.
  1. Aşama : Üç grubataki erkelere bilgisayar ekranından beş saniyede bir değişen çesitli kadın yüzleri gösterildi ve erkeklere, gösterilen yüzleri güzellik derecesine göre değerlendirmesi istendi.
  2. Aşama :
  1.  Grup‘a dışarıdan extra Opioid verildi.
  2. Grup‘a opioid moleküllerini yakalayan reseptörleri bloke eden Naltrexon verildi.
  3. Grup‘a ise hiç etkisi olmayan Placebo bir ilaç verildi ve ardından üç gruptaki erkeklere aynı bayanların yüzleri tekrar gösterilerek bayanları tekrar değerlendirmeleri istendi.

Sonuç :
    beu
  • Opioid verilen birinci gruptaki erkekler güzel buldukları bayanlara çok daha uzun süre baktılar ve bir önceki değerlendirmeden daha fazla not verdiler. Bu gruptaki erkekler güzel bulmadıkları bayanlara ise çok daha kısa süre baktılar.
  • Naltrexon verilen ikinci grup, bir önceki testde güzel buldukları bayanlara bile çok kısa süre baktılar ve daha az not verdiler.
  •  Placebo verilen üçüncü grupta ise hiçbir değişiklik olmadı.

Not1 : Bu araştırma, insanların beğenisinin kimyasal maddelerle manipüle edilebileceğini göstermesi açısından önem arz etmektedir.
Not2 : University of California yapmış olduğu başka bir araştırmaya göre, beynimizdegüzelliği algılayıp değerlendiren iki aşamalı bir güzellik-sensörü bulunmaktadır.
  1. Aşama: Güzellik arka beyni aktif hale geçirerek, 750 milisaniyede „Güzel yada değil, bakmaya değer yada eğil“ kararı veriliyor.
  2. Aşama: Değerlendirme aşaması.Eğer değerlendirme„Güzel“ ise, beynin sol ve ön tarafı aktif hale getirerek güzellik analiz ediliyor. Bu aşamada objenin şekili, rengi hareketi  diğer güzel şeyler ile karşılaştırılması yapılıyor. Bu ana „Aha anı“ deniyor.

Beyinde iki aşamalı değerlendirmenin nasıl çalıştığı tam olarak henüz bilinmiyor, ama bireysel beğenilerin, kültürel ve tarihsel etkilerin, karakterin begeni sürecinde etkili olduğu tahmin ediliyor. (Kaynak :http://www.pnas.org/content/110/Supplement_2/10454)
Mehmet Saltuerk
++++++++++++++++++++++++++
Dipl. Biologe Mehmet Saltuerk
Institute for Genetics
University of Cologne
++++++++++++++++++++++++++
Kaynak
Molecular Psychiatry , (11 February 2014) | doi:10.1038/mp.2014.1

Rewards of beauty: the opioid system mediates social motivation in humans

psychiiatry
:

Alzheimerın ilk belirtileri gözlerde başlıyor

Demans hastalığı(bunama), Tau ve Beta-Amiloid adında iki proteinin beyinde birikmesi ile ortaya çıkar. Hastalıkla birlikte beyinde hücre öl...